T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ANTALYA ELMALI MÜZESİ MÜDÜRLÜĞÜ

Paleolitik Çağ

 Başlıksız-1.jpgBaşlıksız-2.jpg

PALEOLİTİK ÇAĞ (ESKİ TAŞ ÇAĞI) İÖ 600000 - 10000

Alt Paleolitik Çağ'da, insan türü Homoerectus'tur.
Orta Paleolitik Çağ'da Neanderthaller ortaya çıkarlar.
Üst Paleolitik Çağlarda etkin olan insan türü, modern insan olan Homosapiens'tir. 

Yontma veya Eski Taş Çağı olarak da adlandırılan Paleolitik Çağ günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 10.000 yıl önce son bulmuştur. Ancak verilen bu tarihlerin dünya geneli içinde geçerli olduğunu ve yerel olarak değişmeye açık bulunduğunu da belirtmek gerekir. İnsanlık tarihinin % 99’u gibi çok büyük bir bölümünü kapsayan bu çağ, aynı zamanda ilk insan atalarının ortaya çıkışı ve ilk aletlerin üretimi yoluyla insanlaşma sürecine girişi temsil etmesiyle de söz konusu tarihin gelişimi içinde çok önemli bir yer tutmaktadır. 

İKLİM VE DOĞAL ÇEVRE

Alt Paleolitik süresince oldukça ılımlı geçen iklim Orta Paleolitik'de kurumaya, sertleşmeye ve giderek buzullaşmaya döner. İklimin bu şekilde etkisi insanın yaşayışı ve teknolojisinde bir dizi değişiklikler meydana getirmiştir. Bu teknolojik değişikliğin en belirgin yanı, yonga endüstrisinde kendini gösterir. Alt Paleolitik’in kaba taş alet (iki yüzeyli) ve yongalarının yerini oldukça düzenli bir şekilde yontulmuş ve kenarlarda yapılan düzeltilerle (rötuş) ve uç kazıyıcı haline sokulmuş işlenik yonga aletler alır. Bu dönemin insanları olan Homo Neanderthal’lerin, eldeki kısıtlı alet teknolojisi ile mamut, gergedan, geyik gibi büyük hayvanları avlayabilmeleri bu insanların avcılıkta ne kadar ustalaştıklarının ve hayvanları avlayabilmek için birtakım av teknik ve yöntemlerini geliştirdiklerinin bir kanıtıdır. 

YAŞAM BİÇİMİ

Kaya sığınaklarının bulunduğu yerlerde mağara ve kayaaltı sığınaklarda barınma. Avcı-toplayıcı yaşam. Ortamda bulunan bitki kökleri, yabani sebze, meyve ve avladıkları hayvanları yiyerek beslenme. Hayvan postlarıyla soğuktan korunma. Ateşin yaygın ve denetimli olarak kullanılması. İklim ve çevre koşullarının değişkenliği nedeniyle yeni besin kaynakları aramak ve av hayvanlarını izleyerek, küçük gruplar halinde göçebe bir yaşam. Mamut, gergedan, geyik gibi büyük hayvan avcılığı. Ölüleri tek, ya da çift çukurlar şeklindeki mezarlara gömme ve bunların yanında besin depoları olabilecek çukurlar. Doğanın sınırlayıcı ve belirleyici baskısı altında yaşayan Paleolitik Çağ insanları ekonomik açıdan, avcı ve toplayıcı toplulukları temsil ederler. Besin üretmeyi bilmeyen bu insanlar, yalnızca yaşadıkları ortamda bulunan yabani sebze, meyve ve kökler ile avlandıkları hayvanları yiyerek beslenmişlerdir. İklim ve çevre koşullarının değişkenliği nedeniyle, yeni besin kaynakları aramak ve av hayvanlarını izleyerek, küçük gruplar halinde konar - göçer bir tarzda yaşamışlardır.

Kaya sığınaklarının bulunduğu yerlerde mağara ve kayaaltı sığınaklarında barınmışlar, kaya sığınaklarının bulunmadığı yerlerde ise açık havada kurdukları sığınaklarda yaşamışlardır. 

KÜLTÜR BELGELERİ

Çeşitli taşlardan yapılmış aletler: El baltaları, kazıyıcılar, uçlar. Kemikten yapılmış aletler:bizler, iğneler, süs eşyaları. Mağara duvarlarına ve çeşitli objeler üzerine yapılan boyalı resim, gravür, alçak kabartmalar ve heykelcikler. Balık kemiği, kavkı, çeşitli hayvan kemiği, diş ve kabuklardan yapılan süs eşyaları. Üst Paleolitik’de yontma teknolojisindeki gelişme dikkati çekecek bir düzeyde olup, taş işçiliği en büyük gelişmesine ulaşmıştır. Alt Paleolitik’te, kısmen de Orta Paleolitik’te görülen klasik iki yüzeylilerin (el baltası) yerini çakmaktaşı yonga ve dilgilerin üzerine yapılmış, çeşitli tipteki aletler almıştır. Ön kazıyıcılar, taş delgiler, taş kalemler, yaprak biçimli uçlar, mekik aletler bunlardan bazılarıdır. Üst Paleolitik’in son evrelerinde ise sırtı devrik dilgiciklerin ortaya çıktığı görülüyor. Taş aletlerin yanısıra kemik ve boynuzdan yapılmış aletlerde de büyük bir artış gözlenmektedir. Esasen bu evrede taş aletler, büyük bir çoğunlukla kemik aletleri şekillendirmek için yapılmışlardır. Bu ise Üst Paleolitik’te artık alet yapan aletlerin üretildiğini göstermektedir.

Üst Paleolitik Çağın önemli gelişmelerinden biri de insanların entellektüel hayatlarıyla ilgili birtakım sanat eserlerini yapmaya başlamalarıdır. Mağara duvarlarına ve çeşitli objeler üzerine yapılan boyalı resim, gravür, alçak kabartmalar ile heykelcikler, Paleolitik sanatın, Sanat Tarihi içinde oynadığı rolü ortaya koyar. Üst Paleolitik’te süslenme merakı da açıkça görülür. Balık kemiği, kavkı, çeşitli hayvan kemiği, diş ve kabuklarından yapılan süs eşyalarının Üst Paleolitik’te insanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca bu devirde artık insanlar ölülerini sistemli bir biçimde gömmeye başlamışlardır. 

Anadolu Paleolitik’ine günümüze değin yapılan kazı ve yüzey araştırmalarının ışığında bakıldığında, yeterince araştırılmamış olmasına karşın, Alt, Orta, Üst Paleolitik dönemlere ait taş ve kemik endüstri, fauna, flora ve insan kalıntıları ile sanat yapıtlarının ele geçmiş olması, Anadolunun ne denli yoğun bir biçimde iskan edildiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bugünkü bilgilerin ışığında, Anadolu Paleolitik Çağ’ın tüm evrelerini, stratigrafik süreklilik içinde veren tek mağara Karain’dir. Antalya’nın 30 km. kuzeybatısında yer alan bu merkez; Alt, Orta ve Üst Paleolitik evrelere ilişkin çeşitli “oturma tabanları” vermektedir. Sözü edilen evrelere ait çok sayıda yontma taş ve kemik aletin yanısıra, taşınabilir sanat eserleri, Homo Neanderthal ve Homo Sapiens’lere ait diş ve kemik kalıntıları, yine çok sayıda yanmış ve yanmamış kemik kalıntıları da vermiştir.